-Eri Izawa'nın yazısından alıntıdır.
Kaynak: Rei'nin Anime Sitesi
watashi - ben bir kadınım ya da ağırbaşlı bir erkek
watakushi - resmi ortamda konuşan ağırbaşlı bir kadınım ya da özellikle resmi olan ağırbaşlı bir erkek
atashi - kadın (zorunlu değil), watashi diyen birinden daha az sofistike; genç bir kız olabilirim. Watashi'nin gayri resmi formu.
atai - Ben bir kasaba kadınıyım.
boku - Ben erkeğim. Genç bir erkek ya da statümün altında oynuyorum, belki üstlerimin arasında olduğumdan
ore - Ben bir erkeğim. Muhtemelen bir yetişkinim. Bir şekilde kendimle övünüyorum
oira - Ben bir kasabalı erkeğim.
wai - Bir çeşit daha taşralı bir "ben"
washi - Ben yaşlı biriyim, erkek ya da bazen kadın. Bundan dolayı saygı gösterilmesi gerekir.
ware - "ben"in ya da kendine hitap etmenin oldukça eski bir formu. "Wareware" yaygındır ve "biz" anlamına gelir.
sessha - kendine hitap şeklinin eski (erkeksi) bir formu. Samurai-X'de Kenshin kullanır. (isim) - kendi ismiyle kendinden bahsetme. Death Note serisinde Misa'nın kendinden sürekli "ben" yerine "Misa" ya da "Misa-Misa" olarak bahsetmesi gibi. Manga'da basit, masun genç kızlarla ilişkilendirme eğilimindedir.
(statü)+ulama: bir çok durumda, nazik konuşmalarda "sen" kelimesinin kullanılmasını gerektirmez; yerine kişinin statüsü (anne-baba, yaşlı erkek/kadın, müşteri, küçük erkek çocuk, misafir vb) kullanılır. Bir dükkanda, dükkan sahipleri müşterilerine "o-kyaku-san" (sayın müşteri, honorable guest) şeklinde hitap eder. Sokakta bir çocuk yaklaşık 25-35 yaşlarındaki yabancı bir kadına "o-neesan (abla, elder sister)" diyecektir. Başka bir durumda "o-basan (teyze / old woman (yaşlı kadın))" ve yaşlı bir kadına "o-baasan (nine, büyükanne)" şeklinde hitap edecektir. Ama bu terimler bile yaş, konuşmacının statüsü ve geçerli koşullara göre değişiklik gösterir.
(isim)+ulama: Reika adında birine onu yakından tanımayan biri "Biraz çikolata alır mısın?" yerine "Reika-san biraz çikolata alır mı" diye sorar. Bir isim kullanıldığında kişinin soyadının ya da ön adının kullanılması ilişkinin düzeyine göre değişir. Örneğin "Matsumoto-san" (soyadı) yetişkinler arasında, "Rika-chan" çocuklar arasındaki kibar bir konuşmadır.
anata: "sen" için kibar kelimedir. Daha çok kadınlar tarafından kullanılır ama bazı resmi durumlarda erkekler tarafından da kullanılabilir. Anata daha çok kadınların kocalarına hitap ederlerken kullandıkları bir kelimedir. Bu nedenle erkekler eşlerinin ilk adlarını kullandıkları halde kadınların kocaların ilk adlarını kullanarak hitap etmeleri hoş karşılanmaz.
anta: "anata"nın gündelik bir kullanımıdır. Daha çok kadınlar tarafından bazen de erkekler tarafından tanıdıklara karşı kullanılır.
kimi: "sen"in hafif bir şekli. Daha çok erkekler aile ve arkadaşlarına karşı kullanır.
omae: "sen"in senli-benli bir şekli. Daha çok erkekler tarafından, birinin eşine ya da aile üyesine hitapta kullanılır. Kibar bir konuşmada asla kullanılmaz. Bazı kadınlar tarafından özellikle taşralı kadınların kullandığı görülebilir.
omee ("omeh"): "omae"nin daha argo bir biçimi. Daha çok erkekler kullanır.
temee ("temeh"): daha argo bir biçim. Normal bir şekilde kullanılıyorsa konuşmacının oldukça düşük bir ortamdan olduğunu gösterir. Eğer stres altında kullanılmışsa kişinin karşısındaki için negatif düşünceleri olduğunu gösterir. Bir başka erkekler tarafından kullanılan kelime.
kisama: "sen"in kaba bir şekli. Büyük bir düşmanlık ifade eder. Erkekler tarafından kullanılır.
Ike - Kaba, Emir biçimi.
Ikinasai - Daha yumuşak, feminen biçim. Emirden çok öğüt.
Yuke - Emir biçiminin daha eski bir şekli.
O-iki - daha yumuşak, bir nevi eski, feminen şekil.
Itta (itta) - teknik olarak geçmiş zaman. Resmi olmayan form; "gone (gone)/gitti/" - "Shoo"
Ikiyagare - "git"in çok kaba bir biçimi.
Itte kure - resmi olmayan istek (erkek); "Go, please / Lüfen git"
Itte o-kure - resmi olmayan "taşralı" ya da yaşlıların kullandığı şekil
Itte kudasai - kibar bir istek biçimi
Itte kudasaimase - daha kibar istek biçimi. Çoğu kez bayanlar tarafından kullanılır.
O-iki ni natte kudasai mase - Genellikle kadınlar. Daha kibar form.
ha ha ha: Normal bol gülme
hih hih hih: Ürpertici gülme
hu hu hu (ya da fu fu fu): Bir şekilde tekin olmayan gülme
heh heh heh: utanmış ya da sıkılgan gülme
ho ho ho: Kibar feminen gülme
ka ka ka: yaşlı erkek gülmesi (bazen)
ku ku ku: Şeytani gülüş
ke ke ke: Şeytani gülüş
shiin: sessizliğin sesi (bunu Türkçe'de tanımlayan bir yansıma sözcüğü olduğunu sanmıyorum)
pota: drip:şıp (tıp) damlama sesi
pota pota: drip drip:şıp şıp (tıp tıp) bir çok damlama
kata: rattle, clink (takırdamak, tıkırdamak, şangırdamak, şıngırdamak)
katata: rattle: tıkır tıkır: çatıda tıkırdayan yumuşak yağmur ya da yakından geçen bir trenden dolayı sarsılan bir tahta çerçeveli ev.
zaaa: ışık sesi, yavaş yağmur (zzzz ?)
jyaa: banyoda duş sesi ya da ağır yağmur (şarıl şarıl)
sara-sara: yavaş akan ırmak (şırıl şırıl)
sawa-sawa: hışırdayan yaprakların sesi (hışır hışır)
kiri kiri: br çeşit cır cır böceğinin sesi (cır cır ?)
koto: clink: tok( tık): küçük sert bir cismin büyük sert bir cisim üzerine konması sesi
kari: crunch: hafif gevrekçe ses
kori: crunch: sert ve gevrek (çatırtı, kütürtü)
karan: clunk: vurulan sert bir objenin sesi (tak)
chin: ding: zil sesi (çın, çin)
pin pon: ding dong: kapı zili ya da tv şovu zili
jiriririiin: brring: okul tipi bir zil sesi (zır)
uuu: growl: köpek hırlaması/ homurtusu ya da acı içinde bir insan (uf) vb.
gururu: growl: köpek homurtusu, ya da mide guruldaması (gurul)
wan wan: arf arf: köpek havlaması (hav hav)
kan kan: arf arf: daha sert köpek havlaması
kyan kyan: yap yap: yüksek sesli köpek havlaması
bau bau: woof woof: büyük köpek havlaması
uo uo: woof woof: köpek havlaması
kyain kyain: yipe yipe: köpek ciyaklaması
puchi: snap: küçük çatırtı sesi, bir krakerin bölünmesi gibi
pachi: snap: küçük çatırtı sesi, ateş gibi
bachi: snap: geniş çatırtı sesi, bir dal ya da büyük ateş gibi
boki: snap: ağır çatırtı sesi
baki: whap: ağır çarpma gürültüsü (güm, tak ? )
pisha: slap: tokatlama sesi ya da küçük su/çamur sıçraması (şap)
bishi: whop, whoosh: tokat sesi ya da hızlı tokatlama hareketi, bir pozda hızlı vurma bitirmesi
basha: splash: büyük ıslatma sesi
guchya: squish (şapırtı sesi çıkararak yürümek)
gashan: crash (yere düşme çarpma)
zugaan: bam: eko efekti ile silah sesi
bababa: bam bam bam: silah sesi (tatata ? )
hyurururu: havada düşen bir bombanın ıslık efekti
dokan: kaboom: büyük keskin patlama sesi
chudohn: kaboom: büyük keskin patlama sesi
zudaan: kaboom: büyük patlama sesi
dohdohdohdoh: şelalenin sesi ya da dev bir makine (gürül gürül / gümbür gümbür)
goro goro: gökgürültüsü ("rumble-rumble")
haa haa: pant pant or gasp gasp (nefes nefese kalmak: ha ha)
goho goho: cough cough (öksürmek: öhö öhö)
kyaa: bayan çığlığı
gyaa: çığlık
uwaa: şaşırmış çığlık
iyaa: scream: çığlık bir nevi hayır anlamında
guaa: scream: acı içinde çığlık (ah)
kyaa-kyaa: gürültü, bağıran kızlar gibi
doki doki: thuddup thuddup: atan bir kalp sesi (güm güm)
pika: ışığın yanıp sönmesi, parlaması efekti ("flash")
ssa-ssa: çabuk ("whoosh-whoosh"?)
shaa: çabucak, kayıp giden bir yılan gibi ("whoosh")
jita-bata: heyecanlı, telaşlı,
gata-gata: korkudan sarsılmak ("quake-quake")
gaku-gaku: korkudan titremek ("shake-shake") (zangır zangır)
pun-pun: kızgınlıktan köpürmek ("steam-steam"?)
jiro-jiro: dik dik bakma
kuru-kuru: dönme efekti ("twirl-twirl") (fır fır)
nuru-nuru: çamurlu/yaltakçı olma etkisi
buru-buru: soğuktan titreme ("brr-brr" yakın bir tabir olabilir) (tir tir)
oro-oro: heyecanlı ve sarsılmış olma efekti
kachin-kachin: donmuş katı efekti ("clink-clink")